Lise SON

 


  Son yazımın üzerinden uzun bir zaman geçti. Haliyle yazıya nasıl gireceğimi bile bilmiyorum. Kendi bloguma denk geldiğimde uzun zamandır yazmadığım için hep kızdım kendime ama ne yaparsınız ben  bir lise öğrencisiyim lisede son senem yani hep korkulan ağza alınmayan sınav senesi. İnsanların stresinden intihar bile edebildiği bir sınav dersek sanırım içinde bulunduğum durum daha açık olur.

 Sınav sisteminin ve eğitim sisteminin bozukluğundan bahsetmeyeceğim merak etmeyin, çünkü bana göre ne bahse değer ne de bahsedildikçe değişen bir sistemin içerisindeyiz. 

 Asi denilen biz gençlik,sene boyunca boynumuzdaki sınav tasmasından kurtulmak için çalışacak ve arka arkaya girdiğimiz senenin sonunda ayrı kervanlara katılacağız. Kimi hayallerine ulaşacak, kimi hayatı boyunca mutlu olamayacağı bir kariyer seçecek ve kimi de bir sene daha deneyecek .

 Seneler boyunca korktuğumuz senenin içerisindeyiz evet seneler boyunca, liseye başladığımız andan itibaren bunun için zorlandık ilk yıllar bunlar sınavda karşınıza gelecek dendi unutmayın,  çalışın dendi son yıllar sınav yaklaştı dendi hep sınavla yaşama duygusu işlendi fakat kimse kitap okuyun demedi kimse sinemaya,  tiyatroya gidin demedi kimse resim yapın müzik kursuna gidin demedi hatta en basitinden yere çöp atmayın bile denmedi. Kişilikten bile önemli miydi peki bu sınav? Nasıl bir insan olduğumuzu sorgulayamaz hale gelirken, kendimizi ifade edemezken bunları bir kenara bırakıp sınavlarımıza mı odaklanmalıydık? Cevabı evet olmalı ki bütün gençler artık sadece birbirlerinin kaç net yaptığına bakarak karakterlerini analiz ediyorlar.  Yüksek puan alanlar ya zeki ya da inek düşük puan alanlar ya aptal ya da gereksiz. Artık arkadaşlarımız sadece sayılar hatta aldıkları puanlar yani sadece numaralardan oluşan bir yığın içerisinde kendimize sosyal gençler diyoruz.

 Sınav senesi bana göre Tom Cruise'un Edge Of Tomorrow filmini yaşamak adeta. Her gün aynı güne uyanıyor, aynı yerlere gidiyor,aynı sınava çalışıyor ve bir önceki günden daha donanımlı bir şekilde aynı yatağa gitmeyi amaçlıyoruz değişen tek şey bir önceki günden daha fazla bilmek tabi yine aynı konular üzerinde. Vaziyet böyle olunca kafada zayıf sınavda güçlü bir nesil olarak bindik bir alamete hesabı büyüyoruz ve gerçek hayatın yüzümüze çarpacağı anı bekliyoruz.

 Derslerimde gayet başarılı olmama rağmen bunu hayatın merkezine sınavı oturtmaya çalışan bu zihniyete değil izlediğim filmlere okuduğum kitaplara borçlu olduğumu düşünüyorum bu yüzden de bu yazıda sisteme değil bireylere sitemim. Bizi tekdüzeleştiren sistem değil yine kendimiziz, aşamadığımız sınırları yine kendimiz belirliyoruz.

 Halbuki hiç olamayacağımız kadar genciz..

Yorumlar

Popüler Yayınlar